Adana’da Boşanma Davası

Boşanma davası, aile mahkemelerinde görülen dava türlerinden biridir. Bu rehber; davanın hangi hâllerde açılabileceğini, Adana’da hangi mahkemeye başvurulabileceğini, yargılama sürerken alınabilecek geçici önlemleri ve boşanmanın malî sonuçlarını ilgili kanun hükümleri çerçevesinde açıklar.

Aşağıdaki bilgiler genel niteliktedir. Her dosya kendine özgü koşullar taşır; buradaki açıklamalar, somut bir olaya ilişkin hukuki değerlendirme yerine geçmez.

İçindekiler

Anlaşmalı mı, çekişmeli mi

Boşanma davasındaki ilk temel ayrım budur ve yargılamanın nasıl ilerleyeceğini büyük ölçüde belirler.

AnlaşmalıÇekişmeli
DayanakTMK m.166/3TMK m.161-165, m.166/1-2 ve m.166/4
Tarafların iradesiBoşanma ve sonuçları konusunda anlaşmış olmaları gerekirBoşanma talebi veya sonuçları konusunda uyuşmazlık vardır
Kusur incelemesiKural olarak yapılmazDayanılan sebebe ve ileri sürülen taleplere göre yapılır
DelillerBoşanma sebebinin ispatı için kural olarak gerekmezİleri sürülen vakıalar delillerle ispatlanır
Hâkimin rolüTarafları bizzat dinler ve düzenlemeyi uygunluk bakımından denetlerDayanılan boşanma sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler

Anlaşmalı boşanma, “daha kolay” olduğu için değil; taraflar boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu hakkında önceden uzlaştıkları için genellikle daha kısa sürebilir. Bu konularda uzlaşma yoksa anlaşmalı boşanma yoluna başvurulamaz.

Anlaşmalı boşanmanın şartları

Türk Medeni Kanunu m.166/3 dört şart arar:

  1. Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bir yılını doldurmamış bir evlilikte TMK m.166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
  2. Eşler birlikte başvurmalı veya eşlerden biri diğerinin açtığı davayı kabul etmelidir.
  3. Hâkim tarafları bizzat dinlemelidir. Kanun, hâkimin tarafların iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesini şart koşar. Bu nedenle tarafların hâkim tarafından bizzat dinlenmesi gerekir; yalnızca vekilin beyanda bulunması bu şartın yerini tutmaz.
  4. Hâkim, tarafların kabul ettiği düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Bu düzenleme, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumunu kapsar.

Kanun, hâkime ayrıca tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapma yetkisi verir. Bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur. Dolayısıyla protokol, tarafların üzerinde uzlaştığı bir metin olmakla birlikte hâkimin onayına tabidir.

Bu hâlde, tarafların ikrarının hâkimi bağlamayacağına ilişkin genel hüküm uygulanmaz. Bununla birlikte hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve düzenlemeyi uygun bulması gerekir.

Çekişmeli boşanma sebepleri

Boşanma sebepleri, özel ve genel sebepler başlıkları altında incelenebilir.

Özel boşanma sebepleri

Zina (TMK m.161). Eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir. Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162). Eşlerden her biri; diğer eşin hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması sebebiyle dava açabilir. Burada da süre aynıdır: sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay, her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163). Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerle onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, diğer eş her zaman dava açabilir. Bu boşanma sebebi için hak düşürücü süre öngörülmemiştir.

Terk (TMK m.164). Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk eder veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmezse; ayrılığın en az altı ay sürmesi, bu durumun devam etmesi ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtarın sonuçsuz kalması hâlinde terk edilen eş dava açabilir. İhtarda, terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar bildirilir.

Eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın onun ortak konuta dönmesini engelleyen eş de kanun gereği terk etmiş sayılır.

Kanun ayrıca bir takvim koyar: boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. Uygulamada bu, ihtar ve dava adımlarının belirli bir sırayla ve belirli aralıklarla atılması gerektiği anlamına gelir.

Akıl hastalığı (TMK m.165). Eşlerden birinin akıl hastalığı nedeniyle ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi koşuluyla dava açılabilir.

Genel boşanma sebebi

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1). Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu, uygulamada sıkça dayanılan genel boşanma sebebidir.

Bu sebep bakımından bir denge kuralı vardır (m.166/2): Davacının kusuru daha ağırsa davalının açılan davaya itiraz hakkı bulunur. Ancak itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya yine de karar verilebilir.

Boşanma yerine ayrılık

Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, boşanma veya ayrılık isteyebilir (TMK m.167). Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez.

Davanız reddedilirse: bir yıl kuralı

Bu kural sıkça yanlış anlaşıldığından ayrı bir başlık altında ele alınmalıdır.

TMK m.166’nın dördüncü fıkrası, 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiş; süre üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Yürürlükteki metin şöyledir:

“Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.”

Bu, genel bir “boşanma bekleme süresi” değildir. Kural yalnızca daha önce açılan bir boşanma davasının reddedildiği ve ret kararının kesinleştiği durumda uygulanır. Kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl geçmiş ve ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Dolayısıyla ilk kez boşanma davası açacak kişinin bu hüküm nedeniyle beklemesi gereken bir süre yoktur. Değişikliği “artık bir yıl bekleyip boşanabilirsiniz” biçiminde anlatan içerikler, kuralın kapsamını yanlış aktarmaktadır.

Boşanmak için zorunlu arabuluculuk var mı

Kısa cevap şudur: Boşanma davası açmadan önce dava şartı (zorunlu) arabuluculuğa başvurulması gerekmez. Dava şartı arabuluculuk; bazı işçi-işveren, ticari, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti, komşu hakkı ve tüketici uyuşmazlıkları için kanunlarda öngörülmüştür. Boşanma davası bunlar arasında yer almaz. İşçi ve işveren uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuğun nasıl işlediği, hangi taleplerin kapsam dışında kaldığı ve süreleri ayrı bir rehberde anlatılmıştır: Adana’da İş Davası.

Bunun ötesinde ikinci bir sınır daha vardır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun m.1/2 hükmüne göre bu Kanun, “ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde” uygulanır. Evliliğin sona erip ermeyeceği, tarafların serbestçe tasarruf edebileceği bir konu değildir. Bu nedenle boşanma kararı ancak mahkeme tarafından verilebilir; arabuluculuk anlaşması evliliği sona erdirmez.

Buna karşılık, boşanmanın malî sonuçları arasında tarafların üzerinde tasarruf edebildiği kalemler ayrıca değerlendirilir. Hangi talebin bu kapsamda olduğu, somut uyuşmazlığın özelliklerine göre belirlenir.

Aynı fıkrada önemli bir sınır daha yer alır: Aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.

Şiddet varsa: 6284 sayılı Kanun

Yukarıda, aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişli olmadığı belirtilmişti. Bu durumda başvurulacak ayrı bir yol vardır ve boşanma davasından bağımsız işler.

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun, iki tür tedbir öngörür. Koruyucu tedbir kararları mülki amir tarafından verilebilir (m.3); barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, rehberlik ve kimlik bilgilerinin gizlenmesi bunlar arasındadır. Önleyici tedbir kararları ise hâkim tarafından verilir (m.5); şiddet tehdidinin durdurulması, konuttan uzaklaştırma, iletişim araçlarıyla rahatsız edilmemesi ve yaklaşmama gibi tedbirler bu kapsamdadır.

Uygulamada en çok yanlış bilinen nokta şudur: tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığı hususunda delil veya belge aranmaz (m.8/3). Karar, ilgilinin talebi ya da kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilebilir.

Başvuru; kolluğa, mülki amirliğe veya aile mahkemesine yapılabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri tarafından alınan tedbirler, kanunda belirtilen süre içinde onaya sunulur. Tedbir kararı, boşanma davası açılmış olmasına bağlı değildir; dava açılmadan önce de istenebilir.

Adana’da hangi mahkemede, hangi adliyede

Boşanma davaları aile mahkemelerinin görev alanına girer. Boşanma davasıyla bağlantılı velayet, nafaka ve evlilik birliğine ilişkin talepler de bu kapsamda değerlendirilir.

Aile mahkemeleri her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede kurulur (4787 sayılı Kanun m.2). Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu kanun kapsamına giren dava ve işlere, belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Adana’nın küçük ilçelerinde davanın bu şekilde görülmesi mümkündür.

Yetkili mahkeme TMK m.168’de belirlenmiştir. Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Adalet komisyonlarının resmî sayfalarında Adana, Ceyhan ve Kozan merkezleri ile bunlara bağlı adliyeler aşağıdaki şekilde gösterilir. Bu idari bağlılık listesi, yukarıdaki yetki kuralıyla birlikte değerlendirilmelidir; tek başına somut bir davanın hangi adliyede görüleceğini belirlemez.

Adalet komisyonu merkeziBağlı adliyeler
Adana Adliyesi (Kazım Karabekir Mah., Mustafa Kemal Paşa Bulvarı No:29, Yüreğir)Karaisalı Adliyesi ve Karataş Adliyesi
Ceyhan AdliyesiYumurtalık Adliyesi
Kozan AdliyesiAladağ Adliyesi, Feke Adliyesi, İmamoğlu Adliyesi ve Tufanbeyli Adliyesi

Adliyelerin birim ve iletişim bilgileri değişebileceğinden, başvurudan önce güncel bilgilerin ilgili adliyenin resmî sayfasından teyit edilmesi önerilir. Bu adliyelerin hepsinde ayrı bir aile mahkemesi bulunmayabilir; bulunmayan yerde yukarıda belirtildiği gibi asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Dava nasıl açılır, yargılama nasıl işler

Boşanma davaları yazılı yargılama usulüne tabidir. Aşağıdaki aşamalar, dosyanın dayandığı boşanma sebebine ve ileri sürülen taleplere göre farklı ağırlık taşır; ancak sıralama kanunda belirlenmiştir.

Dava dilekçesi

Dava, mahkemeye dilekçe verilmesiyle açılır. Dilekçenin taşıması gereken unsurlar HMK m.119’da sayılır. Bunlar arasında tarafların ve varsa vekillerinin kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu, dayanılan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, dayanılan hukuki sebepler, açık bir şekilde talep sonucu ve imza yer alır.

Vakıaların açıkça ve sıralı biçimde yazılması bir biçim şartından ibaret değildir: yargılamanın konusu bu vakıalarla sınırlanır. Dilekçede ileri sürülmeyen bir vakıa, kural olarak sonradan serbestçe eklenemez; iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı devreye girer.

Dilekçelerin karşılıklı verilmesi

Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilir. Cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.127). Durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu hâllerde, süresi içinde mahkemeye başvuran davalıya bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Cevap dilekçesinden sonra davacının cevaba cevap, davalının ise ikinci cevap dilekçesi verme hakkı vardır (HMK m.136). Bu dört dilekçenin verilmesiyle dilekçeler aşaması tamamlanır.

Ön inceleme

Mahkeme, dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme yapar (HMK m.137). Bu aşamada dava şartları ve ilk itirazlar incelenir, uyuşmazlık konuları tespit edilir, taraflar sulhe teşvik edilir ve tarafların üzerinde anlaşamadıkları hususlar tutanağa geçirilir.

Ön inceleme, dosyanın çerçevesinin çizildiği aşamadır. Ön inceleme duruşmasından sonra iddia ve savunma genişletilemez veya değiştirilemez; karşı tarafın açık rızası ya da ıslah bunun istisnasıdır.

Tahkikat ve hüküm

Tahkikat aşamasında uyuşmazlık konusu vakıalar hakkında deliller toplanır ve incelenir. Boşanma davalarında tanık dinlenmesi, belge incelenmesi ve gerektiğinde bilirkişi görevlendirilmesi bu aşamada gündeme gelir. Velayet talebi varsa çocuğun üstün yararına ilişkin inceleme de burada yapılır.

Tahkikat tamamlandıktan sonra sözlü yargılama yapılır ve mahkeme hükmünü verir. Anlaşmalı boşanmada süreç bu kadar uzun değildir: tarafların birlikte başvurusu, hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve düzenlemeyi uygun bulması hâlinde karar tek duruşmada verilebilir.

Aşamaların uygulamada nasıl işlediğini örneklerle anlatan bir kaynak için Adana Boşanma Avukatı sayfasına bakılabilir.

Dava sürerken alınan geçici önlemler

Boşanma davası açıldığında hâkim, yargılama süresince gerekli olan geçici önlemleri re’sen, başka bir ifadeyle taraflardan talep gelmese bile alır (TMK m.169). Kanunda özellikle şu önlemler belirtilir:

  • eşlerin barınması,
  • eşlerin geçimi (uygulamada tedbir nafakası),
  • eşlerin mallarının yönetimi,
  • çocukların bakım ve korunması.

Bu önlemler dava devam ettiği sürece uygulanır; koşullar değişirse yeniden düzenlenebilir.

Boşanmanın malî sonuçları

Maddi ve manevi tazminat

TMK m.174 iki ayrı talebi düzenler. Maddi tazminat: Boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğramış taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda para ödenmesini isteyebilir.

Yoksulluk nafakası

TMK m.175’e göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer tarafın malî gücü oranında “süresiz olarak” nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz.

Ödeme biçimi ve nafakanın sona ermesi

Maddi tazminat ile yoksulluk nafakasının toptan veya irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminatın ise irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (TMK m.176).

İrat biçiminde ödenen maddi tazminat veya nafaka:

  • alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar;
  • alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde, iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebilir.

Bir yıllık zamanaşımı

Boşanmanın malî sonuçlarına ilişkin talepler süresiz değildir. TMK m.178’e göre evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu nedenle tazminat ve nafaka talepleri boşanma davasıyla birlikte ileri sürülmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrıca dava açılması gerekir.

Mal rejiminin tasfiyesi

Eşler arasında aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202). Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesine karar verilmesi hâlinde mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225). Bu tarih, tasfiye bakımından belirleyicidir.

Mal rejiminin tasfiyesi, ayrı bir talep ve ayrı bir yargılama konusudur. Boşanma davasıyla birlikte gündeme gelse bile tasfiyeye ilişkin karar, boşanma hükmü kesinleşmeden verilemez.

Yukarıdaki kalemlerin her biri ayrı bir talep ve ayrı bir yargılama konusudur; bir dosyada birlikte gündeme gelmeleri onları tek bir talep hâline getirmez. Bu başlıkların hangi çalışma alanı altında toplandığını gösteren bir büro sayfası örneği için Boşanma Davaları ve Aile Hukuku sayfasına bakılabilir.

Velayet ve kişisel ilişki

Mahkeme, boşanmaya karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra onların haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m.182). Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Bu ödeme, uygulamada iştirak nafakası olarak adlandırılır.

Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas alınır.

24/11/2021 tarihli ve 7343 sayılı Kanun’la eklenen fıkra uyarınca mahkeme, kişisel ilişkiye ilişkin kararında; bu düzenlemenin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceği ihtarında bulunur.

Hâkim, istem hâlinde, çocuğun bakım ve eğitim giderleri için irat biçiminde ödenecek katkının gelecek yıllardaki miktarını tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre karara bağlayabilir.

Kararın kesinleşmesi ve sonrası

Bu rehberin birçok yerinde “kesinleşme” ölçü olarak kullanıldı: bir yıl kuralı ret kararının kesinleşmesinden işler, mali sonuçlara ilişkin bir yıllık zamanaşımı boşanma hükmünün kesinleşmesiyle başlar, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin karar boşanma hükmü kesinleşmeden verilemez. Bu nedenle kesinleşmenin ne zaman gerçekleştiği ayrıca açıklanmalıdır.

Mahkemenin verdiği karar, tebliğinden itibaren kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurunun sonuçlanmasıyla kesinleşir. İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır (HMK m.345). Süre, ilamın usulen taraflara tebliğiyle işlemeye başlar. Taraflar kanun yoluna başvurmazsa karar bu sürenin dolmasıyla kesinleşir.

Kesinleşen boşanma kararı, aile kütüğüne tescil edilmek üzere nüfus müdürlüğüne bildirilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu). Tescil yapılmadan önce de karar kesinleşmiş sayılır; tescil, kararın nüfus kayıtlarına işlenmesidir.

Kadının soyadı

Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.173).

Masraflar

Aşağıda, 2026 yılında dava açılırken veya yargılama sırasında gündeme gelebilecek başlıca harç ve tarife tutarları yer almaktadır.

KalemTutarDayanak
Başvurma harcı (aile mahkemesi)732,00 TLHarçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98, RG 31.12.2025, sayı 33124 (5. Mükerrer)
Maktu karar ve ilam harcı732,00 TLHarçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98, RG 31.12.2025, sayı 33124 (5. Mükerrer)
Vekâlet pulu (avukatla takipte ve vekâletname sunulduğunda)164,00 TLAvukatlık Kanunu m.27; TBB Duyuru 2025/71
Bilirkişi görevlendirilirse (aile mahkemesi)2.800,00 TLBilirkişilik Asgari Ücret Tarifesi, RG 26.12.2025, sayı 33119
Tanık dinlenirse (tanık başına)130,00–200,00 TLHMK Tanık Ücret Tarifesi, RG 28.10.2025, sayı 33061

Tablodaki bilirkişi ücreti asgari tutardır. Tarife alt sınırı gösterir; mahkeme işin kapsamına göre daha yüksek bir ücrete hükmedebilir. Bilirkişinin ulaşım, konaklama ve inceleme giderleri ayrıca doğabilir ve bir dosyada birden çok bilirkişi görevlendirilebilir.

Gider avansı ayrıca yatırılır. 2026 tarifesine göre avans, taraf sayısının beş katı tutarındaki tebligat ücreti ile diğer iş ve işlemler için belirlenen 530,00 TL’nin toplamından oluşur (Gider Avansı Tarifesi, RG 28.10.2025, sayı 33061).

Avukatlık ücreti. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için maktu ücret 45.000 TL olarak gösterilmiştir (RG 04.11.2025, sayı 33067). Bu, tarifede belirtilen tutardır; avukat ile iş sahibi arasındaki sözleşmesel ücret ayrıca belirlenir.

Harçlar ve tarifeler her yıl güncellenir. Bu sayfadaki tutarlar, aşağıda belirtilen son güncelleme tarihinde kontrol edilmiştir.

Sık sorulan sorular

Boşanma davası açmak için avukat zorunlu mudur?

Hayır. Taraflar davalarını kendileri takip edebilir. Anlaşmalı boşanmada hâkimin tarafları bizzat dinlemesi zorunludur; yalnızca vekilin beyanda bulunması yeterli değildir.

Evliliğimiz bir yılı doldurmadı, anlaşmalı boşanabilir miyiz?

Hayır. TMK m.166/3 anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasını şart koşar. Bu süre dolmadan anılan hükme dayanılarak anlaşmalı boşanma kararı verilemez.

Boşanma davası açmadan önce arabulucuya gitmem gerekir mi?

Boşanma davası dava şartı arabuluculuk kapsamında değildir. Ayrıca boşanma kararının kendisi arabuluculukla verilemez; bu karar mahkemeden alınır.

TMK m.166/4’teki bir yıllık kural ne zaman uygulanır?

Daha önce açılan boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmiş ve bu sürede ortak hayat yeniden kurulamamışsa, TMK m.166/4 uyarınca eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Eşim başka ilde yaşıyor, davayı nerede açacağım?

TMK m.168’e göre yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Bu iki seçenekten biri Adana ilindeki ilgili mahkemenin yargı çevresini gösteriyorsa dava, o yargı çevresindeki görevli mahkemede açılabilir.

Dava sürerken nafaka alabilir miyim?

Hâkim, dava süresince eşlerin barınması ve geçimi için gerekli geçici önlemleri talep bulunmasa bile re’sen alır (TMK m.169).

Yoksulluk nafakası mutlaka yaşam boyu mu sürer?

TMK m.175 nafakanın “süresiz olarak” istenebileceğini düzenler. Kanun ayrıca nafakanın kendiliğinden sona erdiği ve mahkeme kararıyla kaldırıldığı hâlleri m.176’da sayar.

Mal paylaşımı boşanma davasında mı yapılır?

Mal rejiminin tasfiyesi ayrı bir yargılama konusudur. Boşanma sebebiyle mal rejimi, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225).

Kaynaklar

İlgili sayfalar: Adana’da Hukuk Alanları ve Dava Yolları · Seyhan avukatları · Ceyhan avukatları · Kozan avukatları


Hazırlayan ve yayımlayan: adana-avukat.com

Son güncelleme: 29.08.2026


Başa dön tuşu